
Kıymetli Taekwondo antrenörleri,kulüp başkanları, yöneticileri, hakemleri, spor adamları ve canımız sporcularımız; Taekwondo sporunun ülkemize girişi ve tarihi yönetim süreci hakkında iki yıl içerisinde çeşitli paylaşımlar yapmıştım. Elbette ki özellikle genç antrenör kardeşlerimiz bizden bihaber olabilirler. Mevcut yönetim değişmeden önce, federasyon 22 yıl aynı başkan ile yönetilmişti. Bizler de her dönemde değişim ve yenilenmenin gerekli olduğunu, hizmet niteliğinin ise ancak rekabet ortamının oluşmasıyla artabileceğini biliyor ve süreci yakından takip ediyorduk. Taekwondo camiası içerisindeki 20 yılı aşkın faaliyetlerimi ve bu spora sağladığım katkıları, daha önce “Prof. Dr. Fikret Ramazanoğlu Kimdir?” başlıklı yazımda sosyal medya üzerinden paylaşmıştım.
Son Taekwondo Federasyonu Başkanlığı seçiminde başkan ve yönetimin değişmesiyle umutlarımız yeşermiş, fakat yeşeren umutlarımız filizlenmemiştir. Yeni yönetimin uygulamalarında gördüğümüz hataları iyi niyetli bir şekilde kendileriyle istişare etmek istemiş, ancak yüz yüze görüşme imkânı bulamadığımız için değerlendirmelerimizi sosyal medya üzerinden camiamızla paylaşarak uyarılarda bulunmuştuk. Taekwondoya katkı sağlama düşüncemizi, Mayıs 2025’te İzmir’de gerçekleştirilen Uluslararası Toplumsal Araştırmalar Kongresi kapsamında, ülkemizde ilk kez düzenlenen “Taekwondo Çalıştayı” ile de sürdürdük. Çalıştayda eski dönem federasyon başkanları, eski şampiyon sporcular ve akademisyenlerle bir araya gelerek taekwondonun mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduk.
Hatırlanacağı üzere, federasyon başkanı ve yönetiminin seçilmesinin ardından kurulların oluşturulması uzun bir süre almıştı. Daha sonra, sporun gelişimi bakımından oldukça önemli gördüğümüz Eğitim Kurulu’nun oluşturulan kurullar arasında yer almaması üzerine “Eğitim Kurulu Gerekliliği” başlıklı yazımızı paylaşmıştık. Bir bilim insanı olarak, uzun yıllardır hayatımızın önemli bir parçası hâline gelen taekwondoya duyduğumuz sevgi ve sorumluluk anlayışı doğrultusunda, yönetimin daha sağlıklı kararlar almasına katkı sağlayacağını düşündüğümüz görüş ve önerilerimizi paylaşmaya devam ettik. Bu süreçte özellikle, alınan bazı kararların ve uygulamaların ilerleyen dönemlerde ortaya çıkarabileceği sorunların giderilmesinin uzun zaman alabileceğine dikkat çekmeye çalıştık.
Bu nedenle, yöneticilerin taşıması gereken vicdani sorumluluk, taekwondo spor insanlarının verdikleri sözlere bağlılığı, antrenörlerin moral ve motivasyonu ile taekwondonun adil bir şekilde temsil edilmesi gibi konuları ele aldığımız yazılarımızı camiamızla paylaşmaya devam ettik. Söz konusu yazılarda temel amacımız, yönetimin yapılan değerlendirmelerden yararlanması ve uygulamalarda adalet ile liyakat ilkelerinin daha fazla gözetilmesine katkı sağlamaktı. Zira adalet ve liyakat yalnızca yönetim anlayışının değil, aynı zamanda insani ilişkilerin de temel unsurlarıdır. Bununla birlikte, yaklaşık iki yıldır iyi niyetle dile getirdiğimiz uyarıların yeterince karşılık bulmadığını ifade etmek gereklidir. Bu uyarıların herhangi bir yönetimi yıpratmak amacıyla değil, taekwondoya duyduğumuz sevgi ve sorumluluk anlayışı doğrultusunda yapıldığı bilinmelidir. Öte yandan federasyonda uzun yıllar başkanlık yapmış isimlerin sahip oldukları tecrübe dolayısıyla, yeni yönetimin karşılaştığı sorunlar karşısında daha erken dönemde görüş ve değerlendirmelerini paylaşmalarının da camia açısından faydalı olabileceği düşüncesindeyiz.
Bu süreçten en fazla etkilenen kesim ise kulüplerimiz olmuştur. Bunun önemli nedenlerinden biri, mevcut yönetim karşısında kulüplerin görüş ve taleplerini ortak bir zeminde dile getirebilecek güçlü bir yapının oluşmamış olmasıdır.
Taekwondo camiası büyük ve güçlü bir ailedir. Kulüplerimiz, hakemlerimiz ve antrenörlerimizle birlikte camiamızın hakkaniyet, liyakat ve şeffaflık ilkelerinin esas alındığı yeni bir döneme ihtiyaç duyduğuna inanıyoruz. Bizler de bu anlayış doğrultusunda bütün kulüplerimizin yanında olacak, onların görüş ve beklentilerini yansıtmaya gayret edeceğiz. Camiamızın tamamını kapsayan ve kucaklayan bir yönetim anlayışı ile hareket ederek, belirli kişi veya grupları önceleyen ve ayrışmaya yol açabilecek uygulamalardan uzak duracağız.
Taekwondo’ya algılarla yön verilemez.
Saygılarımla… Çok Büyük Taekwondo Camiamız…
Prof. Dr. Fikret Ramazanoğlu















